Erdem Birgül Röportajı Kas20

Etiketler

Benzer Yazılar

Paylas

Erdem Birgül Röportajı

1237111_10151657952294685_536884444_n

– Gitar çalma isteğiniz nasıl ortaya çıktı. Gitarı elinize ilk aldığınızda kaç yaşındaydınız?

E.B: Gitarla tanışmam 12 yaşıma rastlar, kendimi bildim bileli hayalim, özellikle büyük kolonlu büyük sahnelerde çalmaktı, ana sınıfında süpürgeyle gitar çalarken fotoğrafım bile var, gitar planladığım bir şey değildi olacağını biliyor gibiydim.

 

– Sattas grubuyla beraber yaptığınız müzik, Türk müzik dinleyicilerinin çok alışık olduğu bir tarz değil, bu müziği yapma kararını nasıl aldınız?

E.B: Reggae dinlemeye alışması çok zor bir müzik değildir, bu müziği yapmadaki 1. amaç reggae’yi empoze etmeye çalışmak değildi zaten, grup arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde bu kimya ortaya çıktı ve hayat bizi buralara sürükledi, ne tutar veya ne para eder diye düşünmedik.

 

– Regici – bir müzik belgeselinde müziğe başladığınızdan beri sesiniz ile ön planda olduğunuzdan ve hayatınızda ilk defa bir grupta geri planda yer aldığınızdan söz ediyorsunuz. Bize biraz bu durumun size neler hissettirdiğinden ve alışma sürecinizden bahseder misiniz?

E.B: Esas işim hem gitar çalıp hem de söylemekti, ama üniversiteden sonra özellikle elektrogitar yoğunluklu çalışmalara ağırlık verdim, grupta aslında geri planda da değilim ama sadece enstrüman çalmak daha farklı bir sorumluluk ve disiplin gerektiriyor, benim için dengeleyici bir unsur oldu, önde arkada önemi yok, işinizi iyi yaptığınızda insanlar sizi bulup önlere çıkarıyor.

 

– Neden viyolonsel?

E.B: Müzik akademisini kazandığımda bana kesin gitar verirler dedim ama kontenjanlar dolmuştu, parmaklarım uzun olduğu için önce kontrabas önerdiler, sonra viyolonsel öğretmeni teklifte bulununca kabul ettim, tamamen tesadüf eseri..ama iyi ki de öğrenmişim, benim için apayrı bir deneyim oldu klasik müzik orkestrasında çalmak..

 

– Örnek aldığınız, size ilham veren ve genç gitaristlere önerebileceğiniz müzisyenler kimler?

E.B: Gitaristin çok usta olması demek, bazen onu dinlenir kılmayabiliyor, mesela Steve Vai muhteşemdir ama dinlemesi çok zor bir gitaristtir, birikimle doğru orantılı olarak; David Gilmour, Eric Clapton, Jeff Beck son zamanlarda Guthrie Govan, Derek Trucks bunlar ilham perisi olarak idollerimin başında geliyor.

 

– Kitap hakkındaki genel görüşleriniz nelerdir?

 E.B: Son zamanlarda bu tarz çalışmaların artmasını çok gurur verici ve keyifli buluyorum, konuların herkesin anlayacağı  yalın bir dille anlatılmış olması en dikkat çekici unsur, tekrar elinize sağlık..

 

 – Müzik eğitimi konusunda Türkçe kaynakların yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?

 E.B: Gitarla ilgili metodlar epey çoğaldı, bu konuda döküman sıkıntısı yok ama içerikte kullanılan dile daha özen gösterilmeli, diğer türlü bütün bildiğini öğretmeye kalkınca karşı taraf korkup soğuyabiliyor.

 

– Kendini teknik olarak geliştirmek isteyen gitaristlere ne gibi çalışmalar ne gibi kaynaklar önerirsiniz?

E.B: Hemen her müzik türündeki egzersiz çeşitlerini incelemek gerekiyor diye düşünüyorum, elektrogitarın teknik dağarcığı diğer gitar çeşitlerine nazaran daha geniş, bu yüzden bol bol dinlemek ve taklittense kendi soundunu oluşturmaya çalışılmalı ve üretmeliler..

 

– Gitaristlere önerebileceğiniz bir çalışma programı var mı? Gerçekten gitarda başarılı olmak isteyen gitaristler ne tarz çalışmalar yapmalı?

E.B: Her gün gitar çalın, çünkü enstrümanlıkta ustalık pratikle oluşuyor, ben hiçbir programa tabi olmadım, kendim araştırdım merak ettim, kitaplar getirttim, ve hala daha da öyle devam ediyorum..tabi işi hızlandırmak adına birinden yardım almak en güzeli, çünkü çok güzel malzemelere sahip olmak iyi yemek yapabileceğiniz anlamına gelmiyor, işin püf noktalarını biri öğretirse hedefinize daha kolay ulaşırsınız, önemli olan bol bol çalmak sonra da bir bakmışsınız aa oluvermiş 🙂

 

Sizinle röportaj yapma isteğimizi geri çevirmeyip bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Başarılarınızın devamını dileriz.

 Ben teşekkür ediyorum, iyi çalışmalar, bol gitarlı günler..